Giriş Yapın / Takip Edin

Levh-i Mahfuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Levh-i Mahfuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2016 Cumartesi

Yaratılışın Gayesi



Yaratılışın Gayesi                                                                         

Yüce Allah dünyayı yaratmasıyla birlikte ilk insan hz. Adem ve hz. Havva'yı yeryüzüne indirmiştir. Yaratılışın dünya alemi için başlangıcı olan bu dönem aslında insanlığın idrak etmesi gerektiği bir durum söz konusudur. Hz. Adem'in yaratılması ve insanlık soyu Allah'ın en büyük lütfu ve engin keremi sayesinde olmuştur. Bu itibarla insanoğlu kendi benliği ile günümüze kadar gelmiştir.

Allah yaratma konusunda ilk olarak Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ruhunu yaratmıştır. Levh-i Mahfuz yaratılışın ve tüm alemlerin yazılı olduğu ana kitaptır. İnsan Allah'ın yaratmış olduğu  en üstün varlıktır. Yaratma hususunda Yüce Allah Araf suresi 179. Ayette şöyle diyor:

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ  لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ  اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta  daha da aşağıdadırlar.  İşte bunlar gafillerin ta kendileridir

Bu ayette rabbimiz yaratma konusunda cehenneme girecek insan ve cin topluluğunun yaratılışı üzerinde açıklama yapmıştır. Yaratılışın gayesini, amacını, maksadını anlamak için insan yeryüzüne gelme meselesini bilmeli ve bu hususta amaca ulaşmalı. Yeryüzü üzerinde bulunan tüm varlıklar Allah'ın bir yaratma delilidir.
Ayeti ve bu doğrultuda Allah'a iman etme ve ibadet şuurunu anlamak gerekirse yani onları cehenneme girmeleri üzere yarattım, ama bu ken­di iradeleri dışında bir zorlama neticesi değildir. Ancak Allah on­ların hayatları boyunca hak yolu hiç seçmeyeceklerini, kendilerini zorlayan bir şey olmadığı halde daima batıl yolda ısrar edeceklerini önceden bilmektedir. Bu itibarla Yüce Allah onları, cehenneme dalacak insanlar ve cinler olarak yarattı. Bir başka ayet-i kerimede şöyle buyruluyor: "Ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler,  bana ibadet etsinler diye yarattım".


وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
(Zariyat Suresi 55/56) 

Allah Teala, kainatı bütün varlıkları bir hikmet ve nizam ile yaratmıştır. Bu nizam bir gayeyi hedeflemekte olup yaratıcının bilinmesinin en önemli delilidir. Kainattaki nizam ve gaye, düşünce tarihi ile birlikte düşünen insanların dikkatini çekmiştir. Sokrat ve Çiçero gibi eski düşünürler kainattaki nizam ve gayenin yaratıcının delili olduğunu belirtmişlerdir. Varlıkların hikmeti ve nizamlı yaratılışı İslam düşünürlerinin de dikkatini çekmiş ve Allah'ın birliğine delil olarak kullanılmıştır. Bu delili "Hikmet ve inayet" olarak adlandırmışlardır.

Yaratılışın en yüce gayesi, Allah'a iman ve onu tanımaktır. Bütün noksan sıfatlardan ve en üstün sıfatlarla muttasıf olan Allah'ı, tanımak ve ona kulluk borcunu yerine getirmek, gönül huzurunun kaynağıdır.





Abdurrahman Kasım TÖK



Kaynaklar: Diyanet, İlmihal, Müslim, Tirmizi, Buhari

27 Şubat 2016 Cumartesi

Ahiretin Varlığı ve Levh-i Mahfuz'da Yazılı Olan Kader


Allah insanı işlediklerine mecbur etmez. İnsanı yapıp ettiklerinden sorumlu tutabilmek için, onun iradesi doğrultusunda hayatını icra etmesine fırsat verir.

Allah Teala kullarına hayrı da şerri de serbestçe seçecek ölçüde bir irade ve serbesti vermiştir. İnsan bu iradesiyle hayır ve şerden dilediğini seçebilmekte,kulun seçtiğini de Allah Teala yaratmaktadır. Kul iradesini bir şeye sarf ettikten sonra ister hayır ister şer olsun, Allah (c.c.) onu yaratmaktadır. İşte hayır ve şerrin Allah'tan  olması bu demektir. Ancak Allah Teala'nın şerre rızası yoktur. Bu itibarla kul cüz'i iradesini sarf ettiği işlerden sorumludur.

Allah Teala benim hakkımda böyle taktir etmiş diyemez. Çünkü Allah'ın ezeldeki ilim ve takdiri, O'nun cüz'i iradesini belli bir işe sarfını gerektirmez. Aksine Allah (c.c.) onun iradesini ne yönde sarf edeceğini ezeli ilmiyle bildiği için takdirini o yönde yapmıştır. Yoksa Allah öyle bildiği ve takdir ettiği için, kul iradesini o yönde sarf etmekte ve onu mecburen yapmakta değildir.

Allah kimin nasıl davranacağını bildiği halde birde sınav sonucu olarak kişinin sergileyeceği davranışların açığa çıkmasını dilemesi, bu sonuçların işleyenler tarafından da bilinmesi ve görülesi içindir.

İnsandaki sorumluluk duygusu da ahirette inanmayı zorunlu kılar. Yüce Allah insanı iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, hayır ile şerri ayırt eden ve seçen bir varlık olarak yaratmış, seçiminden dolayı da sorumlu tutmuştur. İnsanın belli davranışlarından sorumlu olması bu sorumluluğunun karşılığını göreceği bir hayatı ve yurdu gerekli kılmaktadır.

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلاًۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ
اَمْ نَجْعَلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَالْمُفْسِد۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ اَمْ نَجْعَلُ الْمُتَّق۪ينَ كَالْفُجَّارِ

"Göğü, yeri ve ikisi arasındaki şeyleri biz boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Vay o inkâr edenlerin ateşteki haline! Yoksa biz, iman edip de iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Veya (Allah'tan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız"
(Sâd 38/27-28).






Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. (Hadis-i Serif)
T.C Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB)
CORPORATİON © 2016 İSLAM AKAİD